3 Nisan 2010 Cumartesi

3G Nedir Ne Degildir

Günümüz dünyası iletişim ve teknoloji yolunda hızla ilerlerken zamanla her şey mobil ve interaktif hale gelmektedir. Gelişen ve değişen teknoloji ile reklamcılık ve pazarlamada, internetin yanında özellikle mobil pazarlama da etkin olmaya başlıyor. Artık tüketiciye yönelik yapılan kampanyaların çoğu, daha odaklı olabildikleri için cep telefonları üzerinden yapılıyor ve bu gün geçtikçe daha da artacaktır. 3G teknolojisinin lansmanı ile birlikte oldukça yoğun bir taleple karşılaşıldı ve aslında bu Türk insanın teknolojiye ne kadar yakın ve adapte olabileceğinin ve 15 yıl içerisinde ne tür gelişmelerin olabileceğinin işaretidir. Şu sıralar çoğunlukla tekil bireylerin kullanımı olsa da ilerleyen günlerde markaların da bu konuda projeleri olduğunu ve olacağını söylemek mümkün çünkü 3G sadece bireylerin değil markaların da hayatlarında büyük değişimlere sebep olacaktır.

3G ile hayatlarımıza iki farklı yenilik girdi aslında bunların ilki yüksek hızda internet bir başka deyişle kablosuz veri transferi. İkincisi ise detaylı lokasyon belirleyebilme kabiliyeti. Sunulan hizmetlerin arasında mobil video konferans, haritalama, foto blog, içerik paylaşımı, video streaming, görüntülü konuşma, mobil video izleme, lokasyon bazlı pazarlama servisleri gibi uygulamalar sıralanabilir. Herşeyden önce hızlı bilgi erişimi ve paylaşım özelliğiyle iş süreçleri hızlanacak, maliyetler düşecek ve şüphesiz markaların etkinlikleri artacak, yeni istihdamlar oluşacaktır. Lokasyon bazlı pazarlama tekniği kullanarak hedeflenen kitleye ulaşmak çok daha isabetli ve kolay olacaktır. Bunun mümkün olabilmesi için markaların 3G’ye adapte olabilmeleri ve uygulamaya geçirmeleri gerekmektedir. Kısacası Türkiye’de özellikle internet ve mobil reklamcılığın önü oldukça açık. Üstelik reklam pastasında da internet reklamcılığına ayrılan pay giderek büyüyor. Bu konuda en ileride olan ülke İngiltere, yüzde 20’sini, Amerika’da yüzde 15, Avrupa’da yüzde10’un üzerinde. Türkiye’de ise bu rakam yüzde 2’lerde, 3’lerde. Google Pazarlama Direktörü Mustafa İçil internetin firmalar açısından tüketicilere ulaşmak için en etkin yol olduğunu ve eskiden tek yönlü kullanılırken günümüzde kullanıcıların ve tüketicilerin de katılımıyla iletişim çift yönlü hale geldiğini belirtirken önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde Türkiye’de bu sayının yüzde 10’u bulacağını söylüyor. Sadece 2008 yılında yarım milyar kişi mobil servislere abone oldu ve dünyanın yetişkin nüfusunun yarısı mobil ağa bağlı durumda. Türkiye’de mobil kullanıcılar telefonlarındaki SMS, MMS ve kamera özelliklerinden çok daha fazlasını deneyimleyebileceklerini, mobil internet uygulamaları, yani mobil applikasyonları yavaş yavaş keşfetmeye başladılar. Elbette mobil applikasyonları iPhone ile sınırlamamak gerek. Java Uygulamalar ile bugün piyasadaki telefonların ortalama %85’ine ulaşmak mümkün. Dünyada uygulanan örnekler iPhone veya java uygulamalara baktığımızda sektörün daha gidecek çok yolu var. Ancak, bu tarz mobil uygulamalar markaların hedef kitleleri ile sürekli iletişimde olmaları açısından önemli bir mecra olduğundan ilgi oldukça yüksek. Markalar bu mecrayı yeni yeni keşfediyorlar. Keşfeden ve uygulayan markalar sonuçlardan oldukça memnun.

Her teknolojinin bir adaptasyon süreci olduğu gibi 3G teknolojisi için de aynı ön kural geçerlidir aslında. Bu sürece rağmen bireysel katılımın oldukça yüksek olduğunu söylemek mümkün. Kayıtlı veri tabanında şu an 3,5 milyon tekil 3G kullanıcısı bulunuyor. Kullanım alanları ve kolaylıkları zamanla benimsenecek ve anlaşılacaktır. Bu zaman faktörünün dışında ise elbette güçlü bir alt yapı oluşturabilrmek için büyük yatırım gerekmektedir. Başta Turkcell olmak üzere Vodafone, Avea gibi operatörlerin bu konuda üstün rekabet ve çaba gösterdiği yadsınamaz bir gerçek. Ürün ve kampanya çeşitliliği ile doğru orantılı olarak 3G kullanım alanı ve bilinirliği artacak, adaptasyon süreci hızlanacaktır. İnternet ve VAS sektörüne yanlış bir giriş yapılmış olmakla birlikte aynı sonun mobilde yaşanması istenmemektedir. Örneğin ölçümleme firmalarıyla anlaşmalara yeni yeni imza atılmaktadır. İlk defa mobil sektöründe hazırlıklı ve deneyimli bir giriş planlanmaktadır. Mobil sektörde kaderin aynı olmaması için MMA Türkiye kolunda Arda Bey win-win solutions sunmak üzere çalışmalar yapmaktadır. Bu noktada regülasyon oldukça büyük önem taşımaktadır ve operatörlere oldukça ağır bir sorumluluk düşmektedir.

Cisco tarafından yapılan mobil internet araştırmasında 3G yani mobil geniş bant uygulamalarının yaygınlaşması ile sektörde yepyeni trendler oluştuğu vurgulanıyor ve buna göre 2013 yılına kadar küresel mobil trafiğinin yüzde 131’lik bir büyüme ile 66 kat artacağı öngörülüyor. Cisco Görsel Ağ Endeksi Mobil Öngörüleri (Cisco Visual Networking Index – VNI Global Mobile Traffic Forecast, 2008-2013)’ne göre video içeriklerinin tetiklenmesi ile birlikte mobil veri trafiği 2 exabyte’a ulaşacak ve bunun 1.4 exabytle’lık kısmını video içerikleri oluşturacak. Aynı araştırmanın sonuçlarına göre mobil trafik 2013’e kadar her yıl iki katı büyüklüğe ulaşacak, küresel mobil geniş bant mobil trafiğin yüzde 80’ını kapsayacak, ileri teknoloji bir mobil cihaz 200 cep telefonuna, bir dizüstü bilgisayar ise 400 cep telefonuna eşit seviyede trafik yaratacak. Endüstrinin tüm IP ağlarına yaklaşımını değiştirecek 4G’nin çok yakında hayatlarımıza girecek olduğunu düşündüğümüzde mobil medya içeriğinde öngörülen artışın çok daha üst seviyelerde olması kaçınılmaz. Ve dolayısı ile bu yeni dönemde tasarımcılar, stratejistler, futuristler, sanatçılar veya Ar-Ge (Araştırma-Geliştirme) uzmanlarının önemi daha da günyüzüne çıkacak. Eski ve yeni medyalar aslında birbirlerinden çok uzak kavramlar değillerdir. Medya yakınsaması bir teknolojik ilerlemeden çok daha fazlasıdır. Yakınsama varolan teknolojilerin, endüstrilerin, marketlerin, türlerin ve izleyicilerin arasındaki ilişkiyi değiştirir. Mobil video içeriği, mobil uygulama ve oyun geliştirmede markaların daha çok yatırım yapması, mobil kampanyaların kapak altı kodunu göndermekten daha komplex, daha çok internet ve diğer mecralarla içiçe kurgulara geçişi deneyimlemek mümkün artık. 2010 sonrasında, mobil ve internet artık içiçe geçmiş yakınsanmış (converge) hale geleceğinden, cep telefonları sadece telekominikasyon araçları değil; aynı zamanda oyun oynanan, internetten bilgi araştırılan ve depolanan, SMS gönderilebilen, fotoğraf paylaşımı yapılabilen bir cihaz haline geliyor.