-Türkiye’de kullanılmakta olan 3G teknolojisinin kullanımı konusundaki gelişmelerin değerlendirilmesi
Bugünkü mobil teknolojilerinden farklı olarak bant genişliğinden faydalanarak ses, görüntü, internet ve multimedya uygulamalarını mobil alana taşıyan yeni nesil iletişim teknolojisi olarak tanımlanabilir. 3G teknolojisinin lansmanı ile birlikte oldukça yoğun bir taleple karşılaşıldı ve aslında bu Türk insanın teknolojiye ne kadar yakın ve adapte olabileceğinin işaretidir. Şu sıralar çoğunlukla tekil bireylerin kullanımı olsa da ilerleyen günlerde markaların da bu konuda projeleri olduğunu ve olacağını söylemek mümkün çünkü 3G sadece bireylerin değil markaların da hayatlarında büyük değişimlere sebep olacaktır. 3G ile hayatlarımıza iki farklı yenilik giriyor aslında bunların ilki yüksek hızda internet bir başka deyişle kablosuz veri transferi. İkincisi ise detaylı lokasyon belirleyebilme kabiliyeti. Sunulan hizmetlerin arasında mobil video konferans, haritalama, foto blog, içerik paylaşımı, video streaming, görüntülü konuşma, mobil video izleme, lokasyon bazlı pazarlama servisleri gibi uygulamalar sıralanabilir. Herşeyden önce hızlı bilgi erişimi ve paylaşım özelliğiyle iş süreçleri hızlanacak, maliyetler düşecek ve şüphesiz markaların etkinlikleri artacak, yeni istihdamlar oluşacaktır. Lokasyon bazlı pazarlama tekniği kullanarak hedeflenen kitleye ulaşmak çok daha isabetli ve kolay olacaktır. Bunun mümkün olabilmesi için markaların 3G’ye adapte olabilmeleri ve uygulamaya geçirmeleri gerekmektedir.
-3G teknolojilerinden hangi sektörler nasıl yararlanabilir? Bu teknolojiler kurumlara ne tür avantajlar sağlayacaklar?
3G, kurumların iş yapma biçimlerinde önemli değişiklik ve yeniliklere yol açacak. Özellikle web tabanlı olarak başarı gösteren kurumsal servislerin tamamının çok hızlı bir şekilde mobil platforma taşınacağını öngörüyoruz. Ardından mobile özgü olarak, lokasyon belirleme, sürekli online olma, mekan bağımsızlığı avantajlarını çok iyi kullanan mobil servislerin olgunlaşması kaçınılmaz. Dünyada en hızlı büyüyen sektörlerden biri mobil pazarlamadır. Özellikle kriz ortamlarında reklam harcamaları kesilirken hesaplı çözümler sunan mobil pazarlama harcamalarının artttığı gözlemlenirken 3G teknolojisi, mobil pazarlamanın yaygınlaşmasında itici güç haline gelecektir. Video IVR, Mobil TV gibi yoğun görsellik taşıyan ürünlerin de pazara girmesiyle mobil reklam alanında büyük gelişme görülecektir. Bunlara bağlı olarak mobil reklamcılığın yeni sistem düzeniyle yükselişe geçeceğini söyleyebiliriz. Özellikle bankaların ve hastanelerin görüntülü çağrı merkezi hizmetlerine büyük ilgi göstermesi bekleniyor. Bunun yanı sıra güvenlik şirketlerinin mobil kameralar sayesinde bu uygulamalardan yoğun olarak faydalanacağını öngörüyoruz. 3G’nin bunlarla sınırlı kalmayarak sıralanabilecek bir çok özelliği bulunmaktadır. Daha önce de belirtildiği gibi aslında bu yepyeni bir çağ olarak nitelendirilebilir, sınırsız bilgi erişim ve paylaşım söz konusu. Uzaktan çalışma avantajı sağlayarak, yer ve zaman kavramını ortadan kaldıran 3G teknolojisi sayesinde çalışan insanların mobil cihazlar vasitasıyla ofise bağlılığını ortadan kaldırıyor. Kısacası çok daha yoğun ve kaliteli bir iletişim düzeni oluşacak, akıllı telefonların yeteneklerinin de giderek artmasıyla özellikle satış ekiplerinde çok daha etkin süreçler başlayacak.
-3G teknolojilerine kurumların yaklaşımları nasıl?
3G’ye yoğun ilgi gösteren sektörlerin başında özellikle bankalar, finans sektörü ve bunları takiben otomotiv, turizm, güvenlik eğitim, sağlık, dağıtım, perakende, tedarik sektörü ve belediyeler, yani kamu sektörü olacağını öngörüyoruz. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Cebit fuarında 3G uyumlu cep telefonları sergilendi. 3,5 milyon 3G abanesi olmasına rağmen bir çoğunun bilmediği servisler ve özellikler var. Sunulan hizmetlerden görüntülü görüşme sadece bir başlangıç noktası. Kurumsal yaşamı farklılaştırmak için markaların önünde sonsuz bir bilgi platformu açılmış oldu.
-Kurumsal alanda 3G kullanımının yaygınlaştırılması için neler yapılmalı?
Her teknolojinin bir adaptasyon süreci olduğu gibi 3G teknolojisi için de aynı ön kural geçerlidir aslında. Bu sürece rağmen bireysel katılımın oldukça yüksek olduğunu söylemek mümkün. Kayıtlı veri tabanında şu an 3,5 milyon tekil 3G kullanıcısı bulunuyor. Kullanım alanları ve kolaylıkları zamanla benimsenecek ve anlaşılacaktır. Bu zaman faktörünün dışında ise elbette güçlü bir alt yapı oluşturabilrmek için büyük yatırım gerekmektedir. Başta Turkcell olmak üzere Vodafone, Avea gibi operatörlerin bu konuda üstün rekabet ve çaba gösterdiği yadsınamaz bir gerçek. Ürün ve kampanya çeşitliliği ile doğru orantılı olarak 3G kullanım alanı ve bilinirliği artacak, adaptasyon süreci hızlanacaktır.
-3G için geliştirilecek kurumsal uygulamalarda operatörlerin ve geliştirici şirketlerin pozisyonları ne olacak? Ne gibi destek ve iş ortaklığı modelleri oluşacak?
Türkiye’de Turkcell’in bu konuda yoğun çalışmaları olduğunu biliyoruz. Ortada büyük bir yatırım, yaratılan bir istihdam var. Diğer operatörlere de aynı şekilde büyük sorumluluk düşmektedir. Özellikle Vodafone, yurtdışındaki bağlantılarını ve tecrübelerini ülkeye çekmeli ve doğru şekilde kullanmalıdır. Mobil iletişim ve PC üzerinden iletişimi entegre eden Vodafone Messenger PC hizmeti, Ocak 2008’de Vodafone tarafından Almanya’da pazara sunulmuştur. Vodafone Almanya tarafından CeBIT 2009’da tanıtılan Mobile IP Centrex hizmeti, çalışanların dışarıdayken bile ofis numaralarından ulaşılabilmesini sağlamaktadır. Temmuz 2007’de Yunanistan’da rekabetçi fiyatlarda Mobil, Coğrafi numara ve ADSL’yi içeren bir toplu iletişim paketini pazara sundu. Vodafone Hollanda, 2007 yılında Entegre Kurumsal İletişim Hizmetlerini (Business Unified Communications) test etti ve 2008 yılı sonlarında, Vodafone, kurumsal müşterilerine PBX trunking hizmetleri sunmaya başladı. VF Portekiz tarafından 2007 yılında pazara sunulan Vodafone Webphone bir Bilgisayarı cep telefonuna dönüştürmektedir. Vodafone Romanya, Mayıs 2007’de kurumsal müşterilere tahsis edilmiş sabit ses numaraları ile sabit ses hizmetlerini başlattı. Vodafone Almanya (Arcor), IPTV hizmetleri sunmakta olup bu tür hizmetler konusunda Vodafone’un global uzmanlık merkezidir. Kısacası ortada varolan bir rekabet söz konusu ki bu da kullanıcılar için çeşitlilik ve farkındalık yaratıyor. Bunun yanı sıra oluşacak marka işbirlikleri de 3G’nin yaygınlaşmasında büyük rol oynayacak ve sektörler arasında yakınsama yaratacaktır. Çünkü bu sadece telekom operatörlerinin ilgi alanına giren bir teknoloji değildir. Katma değer servis sağlayıcıları, içerik sağlayıcıları, servis sağlayıcıları, parekendeciler ve sanal şebekeler gibi daha birçok oyuncu vardır 3G pazarında. Örneğin mobil ticaretin artmasıyla birlikte para transferleriyle alınacak komisyonlar doğru orantılı olarak artacak ve telekom operatörleri bankacılık sektörüyle işbirliğine girecektir. Uygulamalı örneği ise mobil ödeme dediğimiz tüketicilerin satın almak istedikleri bir ürünü cep telefonlarını kredi kartı gibi kullanması bir diğer deyişle post-paid ya da pre-paid telefon hattı ile ödeme yapmalarını sağlayan bir sistem. Özellikle Turkcell’in geliştirdiği Mobil İmza ile Türkiye’deki bankalar, internet şube güvenliğinde dünya ortalamasının hizmet sunulmasında büyük rol oynamaktadır. Mobil İmza, işlemleri elektronik ortamlarda kolayca kimlik kanıtlanabilmesini sağlayan bir servistir. Bir diğer deyişle, Turkcell Mobil İmza, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nda tarif edilen ve Islak İmza ile aynı sonucu doğuran Elektronik İmza'nın, Turkcell sim kartları kullanılarak atılmasını sağlayan bir servistir.
-Dünyada 3G teknolojileri kurumsal alanda nasıl kullanılıyor?
3G teknolojisi Kuzey Amerika’nın büyük bir bölümünde, Güney Afrika’nın bazı bölgelerinde, Kıbrıs’ta, Ermenistan, İsrail, Singapur, Malezya, Filipinler, Tayvan, Japonya ve Avusturalya’da aktif olarak kullanılıyor. İlk olarak Avrupa’da uygulamaya girmesine rağmen, 3G en çok Japonya ve takiben ABD’de kullanılmaktadır. UMTS Forum’un “Geleceğin Mobil Pazarı” adlı raporuna göre dünyadaki mobil kullanıcı sayısı 2000’de 426 milyon iken, 2010 yılında 1,7 milyar dolaylarında olacağı öngörülürken, mobil terminal pazar büyüklüğünün 11-23 milyar euro dolaylarında olması beklenmektedir. Ülkelerin tecrübeleri burada devreye girer. Örneğin ilk 3G tecrübe yaşayan ve Ekim 2001’de FOMA adıyla Japonya’da kurulan firması Mart 2002’ye kadar 150,000 abone hedeflemişken ulaşabildiği rakam sadece 114,500 olmuştur. Mobil internet servisi oldukça başarılı olan Japonya (i-mode), teknolojinin yanı sıra güvenirlik, basit faturalama yöntemleri ve içerik gibi etkenlerin de önemini vurgulamaktadır. Bir diğer örnek ise mobil bankacılık sektöründen verilebilir. 2007 yılının başlarında Bank of America ve Citibank mobil uygulamasına büyük bütçelerle başlayan ve ses getiren ilk iki banka olmuştur. Sonrasında ise Wachovia, Washington Mutual, Wells Fargo, ve ING Direct takip eden bankalar arasında yer almaktadır. Lloyds TSB müşterileri, banka hesaplarını cep telefonlarını kullanarak SMS yoluyla kontrol edebilmektedirler. Bunun yanı sıra talep üzerine banka hesapları belli bir limitin altına düştüğünde uyarı mesajı gönderilebiliyor. MasterCard ise Money Send adı verilen bir servisle müşterilerinin mobil uygulamalar, internet ve SMS yoluyla fon alış satışı işlemlerini yapabilmelerine olanak sağlıyor. Bu servis Tayland, Singapur, Filipinler, Amerika da aralarında olmak üzere 17 farklı ülkede hali hazırda kullanılmaktadır. Visa ise tüketicilere cep telefonlarının arkalarına bir sticker yapıştırmak kaydıyla birer kredi kartı gibi kullanabilme fırsatı veriyor. Nur Öztin Kurak’ın da belirttiği gibi Visa Europe son üç yılda Visa payWave temassız kart teknolojisinin geliştirilip uygulanması için 10 milyon Avro’nun üzerinde yatırım yapmıştır. İngiltere’de Barclaycard, Deloitte LLP ve EMUE Technology ile birlikte Barclaycard Kurumsal Visa kartı kullanıcıları için pilot bir çalışma başlatılmıştır. Üç ay süren ve 500 kişinin kullandığı bu yenilikçi kart çalışması, Deloitte çalışanlarının özel bir sanal ağ (Virtual Private Network) üzerinden kendi şirketlerinin BHT sistemine erişim sağlamaktadır. Kartın üzerinde bulunan LCD ekran ve mini klavye sayesinde tüketiciler PIN numaralarını girerek tek kullanımlık şifre oluşturabiliyorlar. Bu şifre daha sonra Deloitte sistemince onaylanıyor. Buna ek olarak, Barclaycard çalışanları ayrı bir güvenlik kartı taşımak zorunda kalmıyorlar. Bir diğer uygulama ise Londra’da toplu taşım araçları için ortak bir elektronik kart olarak geliştiren Oyster Card. Barclaycard işbirliğiyle düşük limitli harcamalar cep telefonlarına taşınıyor. Bu sistem sayesinde bireylerin yanlarında nakit taşıma sıkıntıları sona ereceği öngörülmektedir. Üstelik cep telefonları sadece kredi kartı görevi görmekle kalmayıp yapılan her harcamayı kayıt altına alabilecek. Cep telefonunun kaybolması ya da çalınması durumunda ise uzaktan kontrol sistemiyle immobile hale getirilebilecek. Visa işbirliğiyle kartın şüpheli kullanımlarında müşteriye SMS gönderimi yapılarak bilgilendirme yapılabilecek. İspanya’da gerçekleştirilen Dünya GSM Kongresi’nde Visa Europe ve Visa Inc.’in mobil finansal hizmetlerin dünya çapındaki dağıtımı için Dünya GSM Birliği (GSMA) ile yapacağı işbirliğini de duyuruldu. GSMA tarafından mobil para transfer uygulamalarının dünya tedarikçisi olarak belirlenen Visa’nın, bugün Avrupa, Ortadoğu ve Asya’ya yayılmış 14 ülkede, para transferi hizmeti sağlayan birçok aktif programı bulunmaktadır. Deustche Bank, Uluslararası işlemler bankacılığı departmanı tarafından yapılan açıklamaya göre ise 80 ülkedeki müşterilerine mobil ödeme servisi verilecek. Müşterilerine, ülkeler arası ilk kez mobil para transferi, güvenli mobil ödeme gibi uygulamalar sunan banka olma özelliğini taşımaktadır. Orange, Telefonica Moviles, T-Mobile, ve Vodafone işbirliğiyle 2003 yılında kurulan Simpay, 2004 itibariyle Amerika’daki tüm operatörlerde uygulanabilmektedir. Wap yoluyla uygulanan sistem tüketicinin istediği ürünü seçmesi ve satın alması ile birlikte ne tür bir ödeme yapmak istediği sorulmaktadır. Tüketici Simpay seçeneğini seçerse, operatör tüketicinin cep telefonuna onay almak üzere bilgilendirme mesajı gönderir. Ücretlendirme ise cep telefonu faturası üzerinden yapılır. MasterCard PayPass ise 2003 yılında JPMorgan Chase, MBNA, ve Citi Bank işbirliği ile McDonald’s, Chevron, and Loews Universal, Cineplex gibi 60 farklı noktada kullanılmaya başlanmıştır. 3G ile geç tanışan Türkiye ise %28,7 dolaylarında GSM penatrasyonu ile Avrupa ile karşılaştırılacak olursa oldukça büyük bir büyüme potansiyeline sahiptir.

